Oğlu Babasının Yerini Alıyor Türkçe Altyazılı JAV Porno
Misako, her zaman oğlu Takuo’yu ön planda tutan, çalışkan bir kadındı. Küçük bir masaj salonu işletiyor, gününü müşterilerle geçiriyor, akşamları ise oğluna yemek hazırlayıp onun hayallerini dinliyordu. Takuo parlak ve hırslı bir gençti. Tokyo’ya gidip meslek yüksekokuluna yazılmayı planlıyordu. Misako da onun bu hayalini gerçekleştirmek için elinden geleni yapıyordu.
Bir akşam Takuo, annesinin dükkânında sıradan bir konuşmaya kulak misafiri oldu. Düzenli müşterilerden biri, Takuo’nun okul masraflarını karşılamayı teklif ediyordu. Misako’nun sesi minnettar ve yumuşaktı. “Ne istersen yaparım” diyordu. Takuo kapının arkasında donup kaldı. Annesinin o adamla ne tür bir “anlaşma” yaptığını duyunca içini kıskançlık ve öfke kapladı. Bütün fedakârlıklarının, bütün o yorgun gecelerin arkasında böyle bir şey mi yatıyordu?
Günlerce içine attı. Ama bir gece dayanamaz hale geldi. Annesinin salonda yalnız olduğunu biliyordu. Kapıyı araladığında gördüğü manzara midisini bulandırdı: Misako, o düzenli müşteriyle yataktaydı. Adamın altında inliyor, bacaklarını onun beline dolamıştı. Takuo’nun öfkesi bir anda başka bir şeye dönüştü. Kapıyı çarparak içeri daldı.
Adam panikle kalktı, üstünü topladı, özür diler gibi bakıp hızla dışarı çıktı. Ortada sadece anne ve oğul kaldı. Misako çarşafı üzerine çekmeye çalışırken Takuo yatağın kenarına oturdu. “Okul param için mi yatıyorsun onunla?” diye sordu sesi titreyerek. Misako cevap veremedi. Gözleri dolmuştu. “Senin için…” diye mırıldandı sadece.
Takuo annesinin çarşafını çekip aldı. Yıllardır sadece “anne” olarak gördüğü beden şimdi bambaşka duruyordu. Elleri titreyerek onun göğüslerine uzandı. Misako “Takuo… yapma” dedi ama sesi zayıftı. Oğul, annesinin bacaklarını açtı, arasına yerleşti. “Artık o adam yok” diye fısıldadı. “Bundan sonra ben varım.”
İlk girişte ikisi de inledi. Misako’nun yaşlı gözlerinden yaşlar süzülürken Takuo yavaş ama kararlı hareketlerle ilerliyordu. “Beni büyüttün, her şeyimi sen yaptın” dedi. “Şimdi sıra bende.” Tempo gittikçe arttı. Misako önce direnmeye çalıştı, sonra parmaklarını oğlunun sırtına geçirdi. “Takuo…” diye inledi. Bu sefer isim, annelikten çok başka bir şey çağrıştırıyordu.
Gece boyunca birkaç kez daha birleştiler. Takuo, annesini bazen altına alıyor, bazen oturtuyor, bazen arkadan giriyordu. Her seferinde “Artık sadece ben” diye tekrarlıyordu. Misako ise gittikçe daha az konuşuyor, daha çok teslim oluyordu. Sonunda oğul, annesinin derinliklerine boşaldığında Misako da titreyerek orgazma ulaştı.
Sabah olduğunda yan yana yatıyorlardı. Misako oğlunun göğsüne yaslanmış, gözleri boşluğa bakıyordu. Takuo saçlarını okşadı. “Tokyo’ya gideceğim” dedi. “Ama sen de geleceksin. Artık o adamlara ihtiyacın yok.” Misako cevap vermedi. Sadece başını hafifçe salladı. Çünkü o gece, oğlu gerçekten de üvey babanın – ve bütün o müşterilerin – yerini almıştı.
