Ekleyen Kanal: Starlar:

Erkek Arkadaş Bulamayan Kız Kardeşim Türkçe Altyazılı Porno

Gece yarısını biraz geçmişti. Ev sessizdi. Marina, üvey abisinin odasının kapısında durmuş, içeri girip girmemekte kararsızdı. Sonunda kapıyı hafifçe tıklattı. “Uyuyor musun?” diye fısıldadı. İçeriden boğuk bir ses geldi: “Gir.”

Marina içeri girdi, kapıyı arkasından kapattı. Gözlükleri burnunun üzerinde biraz kaymıştı. Eline alıp düzeltti, sonra yatağın kenarına oturdu. Bir süre sessiz kaldı. Üvey abisi telefonunu bırakıp ona baktı. “Ne oldu?”

Marina derin bir nefes aldı. “Neden erkek arkadaş bulamıyorum?” diye sordu. Sesinde şaka yoktu. “Cidden… bende bir sorun mu var?” Üvey abisi kaşlarını kaldırdı. “Yine mi bu konu?” Marina başını salladı. “Durma. Ciddiyim. Sen benim büyük üvey abimsin. Bana doğruyu söyle.”

Oda bir anda daha da sessizleşti. Üvey abisi doğrulup yatağın başucuna yaslandı. “Ne söylememi istiyorsun tam olarak?” Marina parmaklarıyla gözlüğünün kenarını yokladı. “Ne demem gerekiyor ki onlara? Gözlüklerim mi problem? Yeterince çekici değil miyim? Sonsuza kadar bakire mi kalacağım?” Son cümle neredeyse fısıltı halinde çıkmıştı. Yanakları kızarmıştı.

Üvey abisi bir süre cevap vermedi. Onu süzdü. “Gözlüklerin sorun değil,” dedi sonunda. “Hiçbir şey ‘yanlış’ değil sende. Ama… belki de fazla düşünüyorsun. İnsanlar, özellikle de gençler, bazen netlik ister. Ne istediğini bilen birini.” Marina başını kaldırdı. “Ne istediğimi bilmiyor muyum?” “Biliyorsun gibi görünüyorsun. Ama karşı tarafa yansıtmıyorsun. Hep bir adım geridesin. Hep ‘acaba’ diyorsun.”

Marina dudaklarını ısırdı. “Peki ne yapmam lazım? Nasıl… yaklaşmam lazım?” Üvey abisi omuz silkti. “Bazen doğrudan. Bazen de sadece orada olmak, bakmak, dinlemek yetmez. Biraz cesaret lazım. Biraz da… dokunmak.” Son kelimeyi söylerken bakışları Marina’nın yüzünde kaldı. Marina yutkundu.

“Dokunmak mı?” diye tekrarladı. Üvey abisi yavaşça başını salladı. “Evet. Konuşmak yetmiyor bazen. İnsanlar fiziksel yakınlığı da hisseder. Sen hep mesafeli duruyorsun. Belki de o yüzden kimse ilk adımı atmıyor.” Marina’nın elleri kucağında kenetlenmişti. “Peki… sen olsan, bana nasıl yaklaşırdın?” Soru ağzından çıktığı anda ikisi de duraksadı. Hava değişmişti.

Üvey abisi birkaç saniye düşündü. “Dürüst olmanı isterdim. ‘Beni beğeniyor musun?’ diye sormanı. Ya da sadece yanına oturmanı, gözlerimin içine bakmanı. Gözlüklerinle, saçınla, her halinle.” Marina’nın nefesi hafifçe hızlandı. “Ve sonra?” diye sordu. Sesı artık iyice alçalmıştı. “Sonra… eğer karşılık görürsen, daha yakına gelirdin. Belki elini tutardın. Belki de…” Cümlesini bitirmedi. Bakışları yeterince şey anlatıyordu.

Marina yavaşça ayağa kalktı. Bir adım attı, sonra bir adım daha. Üvey abisinin yatağının kenarına geldi. “Şu an… bana doğru mu söylüyorsun?” diye fısıldadı. “Yoksa sadece… abilik mi yapıyorsun?” Üvey abisi başını kaldırıp ona baktı. “İkisini birden yapmak zor,” dedi. “Ama şu an, sana yalan söylemiyorum. Çekicisin. Gözlüklerinle bile. Belki de özellikle onlarla.”

Marina’nın kalbi hızlı atıyordu. “O zaman… bana göster,” dedi. “Nasıl olması gerektiğini. Çünkü ben… bilmiyorum. Ve sonsuza kadar böyle kalmak istemiyorum.” Üvey abisi elini uzattı. Parmakları Marina’nın beline, sonra yavaşça sırtına değdi. “Emin misin?” diye sordu. Marina başını salladı. “Eminim. Sadece… yavaş ol. Ve konuş. Ne yaptığımı, ne hissetmem gerektiğini söyle.”

Üvey abisi onu biraz daha yakına çekti. “Önce bakışlar,” diye fısıldadı. “Uzun uzun bak. Sonra yaklaş. Nefesini onun teninde hissettir. Sonra… dokun. İlk dokunuş cesaret ister. Ama bir kere yaptın mı, gerisi gelir.” Marina onun sözlerini dinlerken gözlerini kapatmadı. Tam tersine, üvey abisinin yüzüne daha dikkatli bakıyordu. “Devam et,” dedi.

Eller yavaşça hareket etti. Üvey abisi ona her adımı anlattı: neden o noktaya dokunduğunu, nasıl bir tepki beklediğini, bir sonraki adımın ne olabileceğini. Marina bazen geriliyor, bazen nefesini salıyordu. “Böyle mi oluyor… dışarıda da?” diye sordu bir ara. Üvey abisi gülümsedi. “Bazen daha hızlı, bazen daha yavaş. Ama temel aynı. İstek, netlik ve cesaret.”

Zamanla Marina’nın tereddüdü azaldı. Üvey abisinin yönlendirmesiyle kendi ellerini de hareket ettirmeye başladı. “Böyle mi?” diye soruyordu ara sıra. “Daha sıkı tut, ya da daha yavaş…” Üvey abisi her seferinde onaylıyor veya düzeltiyordu. Oda, fısıltılar ve bastırılmış nefes sesleriyle dolmuştu. Dışarıdaki dünya, modern flört taktikleri, başarısız randevular bir kenara itilmişti. Şimdi sadece bu oda, bu gece ve üvey abisinin verdiği “ders” vardı.

Marina bir noktada onun omzuna yaslandı. “Hâlâ bakire olmak istemiyorum,” diye fısıldadı. Sesinde hem utanç hem de kararlılık vardı. “En azından… seninle öğrenmek istiyorum. Çünkü sen yalan söylemiyorsun bana.” Üvey abisi onun saçını okşadı. “O zaman dinle. Ve hisset. Gerisini birlikte hallederiz.”

O andan sonra kelimeler daha da azaldı. Yerine dokunuşlar, nefesler ve yavaş, temkinli bir yakınlaşma geçti. Marina, üvey abisinin her yönlendirmesini takip ediyor, her yeni duyguyu şaşkınlıkla karşılıyordu. “Bu… gerçekten böyle mi hissettiriyor?” diye mırıldandı bir ara. Üvey abisi onu sıkıca tuttu. “Evet. Ve sen de buna layıksın. Gözlüklerinle, korkularınla, her şeyinle.”

Gece ilerlerken Marina, uzun zamandır taşıdığı o “bende bir sorun var” düşüncesinin yavaş yavaş dağıldığını hissetti. Belki sorun kendisinde değildi. Belki sadece doğru kişiden, doğru şekilde, dürüst bir cevap ve biraz cesaret alması gerekiyordu. Ve o gece, üvey abisi ona ikisini birden veriyordu.

Sabaha karşı, ikisi de yorgun ve sessizce yan yana uzandılar. Marina gözlüklerini çıkarmış, üvey abisinin göğsüne yaslanmıştı. “Artık… biraz daha iyi anladım,” diye fısıldadı. Üvey abisi onun saçını okşadı. “Anladın. Ve bundan sonra, dışarıda da daha net olursun. Çünkü artık biliyorsun.”

Marina gözlerini kapadı. İçinde hâlâ utanç vardı ama artık yalnızlık ve yetersizlik duygusu yoktu. Yerine, garip bir güven ve üvey abisiyle paylaştığı sırrın ağırlığı gelmişti. O gece, modern flört tavsiyesi diye başlayan konuşma, bambaşka bir şeye dönüşmüştü. Ve ikisi de, bu dönüşümün geri alınamayacağını biliyordu.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*