Üvey Oğul Bikini Annesini Kıskanıyor Türkçe Altyazılı Porno
Becky Bandini, öğleden sonra güneşin en dik açısıyla parladığı saatlerde havuzun kenarına uzanmıştı. İnce bikini altı ve üstü, bronz tenini neredeyse hiç gizlemiyordu. Elindeki telefonuyla poz üstüne poz veriyor, dudaklarını hafif aralayarak, bakışlarını kameraya dikerek selfieler çekiyordu. Bazen yana dönüyor, kalçalarının yuvarlak hatlarını öne çıkarıyor, bazen de sırtüstü yatıp göğüslerini biraz daha yukarı itiyordu. Havuzun masmavi suyu, arkasında parıldayan bir fon gibi duruyordu. Hiçbir şeyin farkında değildi… ta ki üvey oğlu Jay’in gölgesi üzerine düşünceye kadar.
Jay, evin arka kapısından çıkmış, elinde bir su şişesiyle havuza doğru ilerlerken duraksamıştı. Annesinin o pozları, o bakışları, o bilinçli şekilde sergilenen bedeni… içindeki kıskançlığı bir anda alevlendirdi. Yutkundu. Dişlerini sıktı. Telefonunu cebine koyup ağır adımlarla yaklaştı. Becky, son pozunu çekerken onun ayak seslerini duydu ve başını kaldırdı. Gülümsemeye çalıştı ama Jay’in yüzündeki ifade gülümsemeyi boğazında düğümledi.
“Ne yapıyorsun?” diye sordu Jay, sesi alçak ama gergindi.
Becky omzunu silkti. “Selfie çekiyorum. Ne var ki bunda?”
Jay’in bakışları annesinin vücudunda gezindi. Bikini topunun ince ipleri, kalçalarının dışarı taşan yumuşaklığı, bacaklarının açık duruşu… her şey onu daha da öfkelendiriyordu. “Bu pozlara bak. Kendini satılık kadın gibi gösteriyorsun. Neden?”
Becky’nin yüzü anında değişti. Telefonu kenara bırakıp doğruldu. “Ne dedin sen az önce?” Sesinde hem şaşkınlık hem de yükselen bir öfke vardı. “Ben yetişkin bir kadınım Jay. İstediğim gibi poz veririm, istediğim gibi giyinirim, istediğim gibi yaşarım. Senin haddine mi düşmüş?”
Jay bir adım yaklaştı. Gölgesi Becky’nin üzerine düştü. “Haddime mi? Bu evde yaşayan, bu çatı altında barınan sensin. Benim annem olduğunu unutma. Ama o pozlar… o bakışlar… sanki dışarıdaki her erkeğe ‘gel’ diyor. Ben bunu kabul etmiyorum.”
Becky ayağa kalktı. Bikini altı ıslak tenine yapışmış, göğüsleri öfkeli nefeslerle inip kalkıyordu. “Kabul etmemek zorunda değilsin. Benim bedenim, benim kararım. Sen kimsin ki bana ne yapacağımı söyleyeceksin?”
Jay’in çenesi gerildi. “Ben, bu bedenin artık kime ait olacağını söyleyen kişiyim.”
O cümle havada asılı kaldı. Becky bir an için ne diyeceğini bilemedi. Jay’in gözlerindeki bakış, daha önce hiç görmediği bir sertlikteydi. Kıskançlık, sahiplenme ve kontrol isteği bir araya gelmiş, genç adamın bütün varlığını sarmıştı. Becky geri adım atmak istedi ama havuzun kenarı onu engelledi. Jay daha da yaklaştı. Eli, annesinin beline uzandı. Parmakları ıslak tenine değdiğinde Becky hafifçe irkildi.
“Bırak beni,” dedi ama sesi eskisi kadar net değildi.
Jay başını iki yana salladı. “Hayır. Sen dışarıya bu şekilde poz verirken, ben burada oturup izleyemem. Bu beden… benim iznim olmadan kimseye gösterilmemeli. Anladın mı?”
Becky’nin kalbi hızlandı. Hem öfke hem de garip bir gerilim içindeydi. “Sen delirdin. Ben senin annenim!”
“Annemsin,” diye fısıldadı Jay, yüzünü onunkine yaklaştırarak. “Ama bugünden itibaren bedenin üzerinde söz sahibi olan tek kişi benim. O selfieler bitsin. O pozlar bitsin. Artık sadece ben göreceğim seni… istediğim gibi.”
Eli belinden kayıp kalçasına doğru indi. Becky nefesini tuttu. Jay’in parmakları kumaşı sımsıkı kavradı. “İçeri gir,” dedi düşük ama emredici bir sesle. “Konuşacağımız şeyler var. Ve konuştuktan sonra… anlayacaksın.”
Becky karşı gelmek istedi. Ağzını açtı, bir şeyler söyleyecek oldu ama Jay’in bakışları onu susturdu. O bakışta sadece kıskançlık yoktu; sahiplenme, ceza ve kararlılık da vardı. Havuzun kenarındaki sıcak hava birden ağırlaşmış gibi geldi. Becky yutkundu. Jay, elini onun beline koyup onu evin yönüne doğru yönlendirdi. “Yürü.”
İçeri girdiklerinde kapıyı arkasından kilitledi. Becky arkasını dönüp ona baktı. “Jay… bu kadar ileri gitme. Lütfen.”
Jay yavaşça yaklaştı. “Çok geç. Sen kendini sergilerken, ben sadece izlemekle yetinemem. Bedenin… benim kontrolümde olacak. İstediğim zaman, istediğim şekilde. O selfielerdeki kadın, artık sadece bana ait.”
Eli annesinin çenesini kavradı. Başparmağı dudağının kenarında gezindi. “Bir daha öyle pozlar çekersen, cezası çok daha ağır olur. Anladın mı?”
Becky’nin gözleri doldu. Hem kızgınlık hem de çaresizlik içindeydi. Ama Jay’in sesindeki kesinliği duyunca, direnmenin bir işe yaramayacağını anladı. Başını yavaşça eğdi. Jay’in dudakları onun kulağına yaklaştı.
“İyi,” diye fısıldadı. “Şimdi… bana göster. O selfielerdeki kadın gibi değil. Benim istediğim kadın gibi.”
O anda havuzun kenarındaki güneşli, masum gibi görünen an tamamen silindi. Yerini, kıskanç bir üvey oğulun sahiplenme arzusuna ve bir kadının iradesinin yavaş yavaş teslim edilmesine bıraktı. Becky, o öğleden sonra hem bedeninin hem de kararlarının kontrolünü kaybettiğini fark etti. Jay ise yıllardır için için büyüttüğü kıskançlığı, sonunda eyleme dökmüştü.
Akşam çökerken, evin içinde sadece ikisinin bildiği yeni bir düzen kurulmuştu. Becky’nin telefonu, bir daha o tür pozlar için açılmayacaktı. Çünkü artık bedeni üzerinde söz sahibi olan tek kişi, kıskanç üvey oğluydu.
Ve Jay, bu kontrolü asla bırakmaya niyetli değildi.
