Dedesi Ölen Kızı Üvey Abisi Teselli Ediyor Türkçe Altyazılı Porno
Dedemin vefatının ardından evde garip bir sessizlik hâkimdi. Misafirler avluda toplanmış, eski anıları anlatıyor, hafif kahkahalarla acıyı hafifletmeye çalışıyordu. Oysa üst kattaki odada, üvey kız kardeşim Michele hâlâ gözyaşlarını tutamıyordu. Kapıyı hafifçe araladığımda onu yatağın kenarında oturmuş, omuzları titreyerek ağlarken gördüm. Gözleri şişmiş, saçları dağınık, yorgun bir ifade taşıyordu. “Biliyorum çok zor,” dedim yumuşak bir sesle. “Ama Pop-pop artık daha iyi bir yerde. Rahatla biraz…”
Yanına oturdum. Bir şey söylemeden ayaklarını kucağıma aldım ve yavaşça ovmaya başladım. Parmak uçlarımla topuklarını, ayak bileklerini nazikçe ezdikçe bedenindeki gerginlik biraz olsun azalıyordu. Michele başını yastığa yasladı, gözlerini kapattı. “Böyle devam et,” diye fısıldadı. O an her şeyin daha farklı bir yöne kayabileceğini hissettim ama beklemiyordum. Birden doğruldu, gözlerimi dik dik baktı ve hiçbir şey söylemeden elbisesini üzerinden çıkardı. Tüm vücudu gözlerimin önündeydi; dolgun göğüsleri, yumuşak hatları, hâlâ hafifçe titreyen omuzları… Acıyı başka bir duyguyla bastırmak istiyordu belli ki. İnsanlar yasla başa çıkmanın farklı yollarını buluyorlardı ve o, o gece yalnız kalmak istemiyordu.
Yavaşça ona yaklaştım. Ellerim önce omuzlarına, sonra göğüslerine kaydı. Uzun zamandır hayal ettiğim o dolgun, sıcak teni avuçlarımın içinde hissetmek garip bir tatmin verdi. Michele gözlerini kapatıp başını geriye attı. “Dokun… Daha fazla,” diye mırıldandı. Dudaklarım boynuna değdiğinde inledi. O an acı ile arzu birbirine karışmıştı. Onu yatağa yatırdım, bedenimi üzerine bırakırken ellerim hâlâ o büyük göğüslerini okşuyordu. Yavaş yavaş içeri girdim. Michele tırnaklarını sırtıma geçirdi, bacaklarını belime doladı. Her hareketimizle odadaki hüzün biraz daha dağılıyor, yerine sıcak bir yakınlık geliyordu.
Ritimimiz hızlandıkça nefeslerimiz birbirine karıştı. Michele’nin inlemeleri giderek yükseldi. Ben de kendimi kaybetmiştim; yıllardır bastırdığım o istek, o an tamamen serbest kalmıştı. Onun bedeni benim altında kıvrılıyor, her itişte daha derin inliyordu. “Devam et… Lütfen,” diye yalvardı. Göğüslerini avuçlarımın arasında sıkarken daha da sertleştim. O an ikimiz de sadece o yakınlığı hissediyorduk; yas, kayıp, evdeki kalabalık… Hepsi geride kalmıştı.
Seslerimiz o kadar yükselmişti ki kapı birden aralandı. Üvey babam elinde iki kâse dondurma ile içeri girdi. “Dondurma ister misiniz?” diye sormaya başlamıştı ki gözleri yatağa takıldı. Odada bir anlık donuk bir sessizlik oluştu. Michele çarşafı üzerine çekmeye çalışırken ben ne diyeceğimi bilmez halde yatağın kenarına oturdum. Üvey babamın yüzündeki ifade şaşkınlıkla karışık bir utançtı. Kapıyı yavaşça kapattı ama o bakış hâlâ odada asılı kaldı.
Şimdi açıklamam gereken çok şey vardı. Ama o gece, Michele’nin acısını biraz olsun dindirebildiğimi düşünüyorum. Belki de yas, insanı en beklenmedik yerlere sürüklüyordu. Biz o odada, kaybettiğimiz birini anarken, birbirimizde başka bir şey bulmuştuk.
