Abimin Olgun Karısı Türkçe Altyazılı JAV Porno
Yusuke otuz yaşına gelmiş, hâlâ bakir ve hayatı paramparça olmuş bir adamdı. İşinden kovulmuş, evinden atılmış, cebinde neredeyse hiçbir şey kalmamıştı. Çaresizce abisinin kapısını çaldı. Abisi ve yengesi Yuna onu geçici olarak kabul etti. “Birkaç hafta kalırsın, toparlanırsın,” dediler. Ama günler geçtikçe abisinin sabrı tükendi. Her akşam aynı hakaretler, aynı aşağılayıcı sözler: “Otuz yaşındasın, hâlâ işin yok, hâlâ bakirsin… Ne işe yarıyorsun ki?”
Yuna bu sahneleri sessizce izliyordu. Kocasının sertliği onu rahatsız ediyordu. Yusuke’nin omuzlarının düşüşünü, gözlerindeki utancı gördükçe içinde bir acıma ve koruma hissi büyüyordu. Bir gece abisi iş için dışarıdayken ikisi salonda yalnız kaldı. Yusuke sessizce oturmuş, yere bakıyordu. Yuna yanına oturdu, omzuna hafifçe dokundu.
“Üzülme,” dedi yumuşak bir sesle. “Her şey düzelecek.”
Yusuke başını kaldırdı. Gözleri nemliydi. “Ben… hiç… yani… hiç dokunmadım ki bir kadına. Otuz yaşındayım ve hâlâ…” Sesi titredi. “Bir anlığına bile olsa… lütfen. Sadece bir an. İçine girmeme izin ver. Hayatımda bir kere olsun… lütfen.”
Yuna bir süre ona baktı. Kalbi sıkıştı. Bu adam gerçekten o kadar çaresizdi ki. Mantığı “hayır” demesini söylüyordu ama acıma duygusu daha baskındı. “Sadece… bir an,” diye fısıldadı. “Başka bir şey olmaz. Anlaşıldı mı?”
Yusuke başını sarsarak onayladı. Elleri titreyerek Yuna’nın beline sarıldı. Yuna direnmedi. Onu yavaşça yatak odasına götürdü, kapıyı kilitledi. Işıklar kısık yanıyordu. Yuna elbisesini indirdi, sutyenini ve külotunu çıkardı. Yusuke’nin bakışları açlık ve şükranla doluydu. Hiçbir kadını böyle çıplak görmemişti.
Yuna yatağa uzandı, bacaklarını açtı. “Gel,” dedi. “Yavaş ol.”
Yusuke pantolonunu indirdi. Sertleşmiş hali titriyordu. Yuna’nın arasına dizlerinin üzerine çöktü, kendini yavaşça onun ıslak girişine yasladı. İlk temas anında ikisi de nefesini tuttu. Yusuke milim milim ilerlerken inledi. “Sıkı… çok sıkı…” Yuna’nın içi sıcacıktı, onu tamamen sarıyordu. Tamamen içine girdiğinde Yusuke hareket edemeden donup kaldı. Gözleri dolmuştu.
“Bir an…” diye fısıldadı Yuna. “Sadece bir an kal.”
Ama o “bir an” uzadı. Yusuke çok yavaş, neredeyse korkarak hareket etmeye başladı. Her giriş-çıkışta Yuna’nın içindeki o sıcak, kadifemsi his onu daha da delirtiyordu. Yuna da şaşırmıştı. Kocasından farklı bir ritim, farklı bir açı, farklı bir doluluk… Beklenmedik bir şekilde vücudu tepki verdi. İçinden bir sıcaklık yayıldı.
“Biraz daha…” diye mırıldandı kendi kendine. Sonra sesi yükseldi: “Devam et… yavaş yavaş.”
Yusuke’nin güveni arttı. Temposu biraz hızlandı. Elleri Yuna’nın kalçalarına, beline, göğüslerine gitti. Yuna’nın inlemeleri artık acıma değil, gerçek bir zevkti. “Daha derine… evet, böyle.” Yusuke onu misyoner pozisyonda, sonra yan yatırarak, sonra da dizleri üzerinde arkadan aldı. Her pozisyonda Yuna’nın ıslaklığı artıyor, inlemeleri boğuklaşıyordu.
“Prezervatif yok,” diye uyardı Yuna bir ara, nefesi kesik.
Yusuke duraksadı. “Çıkayım mı?”
Yuna başını iki yana salladı. “Hayır… içime boşal. İstiyorum.”
Bu söz Yusuke’yi uçurdu. Birkaç sert hamleden sonra derin bir inlemeyle boşaldı. Sıcaklığı Yuna’nın rahmine kadar yayıldı. Yuna da o anda orgazma ulaştı; bacakları titredi, tırnakları Yusuke’nin sırtına geçti. İkisi de ter içinde, nefes nefese birbirine sarılmış halde kaldı.
Bir süre sonra Yusuke yavaşça çıktı. Yuna’nın bacaklarının arasından beyaz bir sızıntı aktı. Yusuke utançla bakarken Yuna onun elini tuttu. “Bir an demiştim,” dedi hafifçe gülümseyerek. “Ama… uyumumuz çok iyiydi. Bir daha ister misin?”
Yusuke’nin gözleri parladı. “İsterim.”
O geceden sonra her şey değişti. Abisi evdeyken normal görünmeye çalışıyorlardı ama yalnız kaldıkları her anda Yuna, Yusuke’yi yatağa çekiyordu. Artık “bir an” diye bir sınır yoktu. Yuna onu ağzıyla hazırlıyor, sonra altına yatıyor, bazen üstüne çıkıyor, bazen dizleri üzerinde arkadan alıyordu. Her seferinde prezervatifsiz, her seferinde içine boşalmasını istiyordu. “Daha sert… daha derin… içime ver…” diye fısıldıyordu.
Yusuke’nin yıllardır biriktirdiği açlık, Yuna’nın beklenmedik açlığıyla birleşince ortaya kontrol edilemez bir uyum çıktı. Yuna kocasını aldatmanın suçluluğunu hissediyordu ama her yeni birleşmede o suçluluk, zevkin altında eziliyordu. Yusuke ise ilk kez bir kadının onu bu kadar istemesine inanamıyordu. Her creampie’den sonra Yuna’nın bacaklarının arasını izliyor, kendi tohumunun oradan aktığını gördükçe yeniden sertleşiyordu.
Günler haftalara döndü. Yusuke hâlâ iş bulamamıştı ama artık umursamıyordu. Yuna’nın bedeni onun tek gerçekliği haline gelmişti. Ve Yuna da, kocasının aşağıladığı o “işe yaramaz” adamın, kendisini hiç kimsenin tatmin edemediği şekilde tatmin ettiğini kabul etmek zorundaydı.
Bir gece yine ter içinde yatarken Yuna, Yusuke’nin göğsüne başını yasladı ve fısıldadı:
“Bir an demiştim… Ama sanırım bir an yetmeyecek. Daha çok istiyorum. Ham haliyle, içime… her gün.”
Yusuke onu öptü. Cevabı basit ve netti:
“Ne kadar istersen.”
Ve o andan itibaren, ikisi de geri dönemeyeceklerini biliyordu.
