Ekleyen Kanal: Starlar:

Evde Kalabilmek İçin Karısını Siktiriyor Türkçe Altyazılı Porno

Marcus ile Claire, son dönemde peş peşe gelen talihsizlikler yüzünden evsiz kalmış bir çiftti. İşler ters gitmiş, birikimleri erimiş, kiralık ev bulmak imkânsız hale gelmişti. Çaresiz kaldıklarında akıllarına eski üniversite hocaları Frank geldi. Utana sıkıla aradılar, durumu anlattılar. Frank hiç tereddüt etmeden kapısını açtı. “Mi casa es su casa,” dedi gülümseyerek. “Evim sizin eviniz. Bu sadece geçici bir tümsek, hayatta herkesin başına gelir. Eski öğrencilerime yardım etmekten mutluluk duyarım.”

İkili minnettar ama bir o kadar da mahcup bir şekilde Frank’in evine yerleşti. İlk günler temkinli geçti. Küçük misafir odasında kalıyor, mümkün olduğunca az yer kaplamaya, az ses çıkarmaya çalışıyorlardı. Frank ise son derece cömert ve rahattı. “Kendinizi evinizde gibi hissedin,” diye tekrarlıyordu sık sık. Yemekler ortak yeniyor, sohbetler uzuyor, evin atmosferi yavaş yavaş daha samimi hale geliyordu.

Ne var ki Frank’in “açık kapı” politikası, ikilinin ilk başta sandığından biraz daha ileriydi. Marcus ile Claire ne zaman birbirlerine yaklaşsa, ne zaman öpüşmeye, okşamaya başlasa, Frank bir şekilde odaya dalıyordu. Bazen “bir şey mi lazım?” diye soruyor, bazen de hiçbir şey demeden televizyonun karşısına geçip oturuyordu. İlk birkaç seferde ikili donup kalıyor, utançtan yerin dibine giriyordu. Frank ise olayı tamamen sıradanmış gibi karşılıyor, hatta biraz da bilerek yapıyormuş gibi bir hava takınıyordu.

Günler geçtikçe bu “yakalanma” anları o kadar sık tekrarlandı ki, Marcus ile Claire artık şaşırmamaya başladı. Bir gece yatak odasında birbirlerine sarılmışken kapı yine açıldı; Frank içeri girdi, dolaptan bir şey aldı ve çıkarken “Devam edin, umurumda değil” dedi. Claire önce irkildi, sonra omuz silkti. Marcus da aynı şekilde. Utanç yavaş yavaş yerini garip bir alışkanlığa bırakıyordu. Frank’in varlığı, artık engel olmaktan çıkıp adeta dekorun bir parçası haline geliyordu.

Asıl dönüm noktası, bir akşamüstü oturma odasında yaşandı. Marcus ile Claire kanepede tutkularına kapılmış, birbirlerinden kopamıyordu. Üstleri başları dağılmış, nefesleri kesilmiş haldeyken Frank içeri girdi. Televizyonun kumandasını eline alıp kanepenin diğer ucuna oturdu. “Siz devam edin,” dedi sakince. “Ben de maçı izleyeceğim.”

İkili birbirine baktı. Bir an tereddüt ettiler. Sonra, sanki bu durum artık tamamen normalmiş gibi, kaldıkları yerden devam ettiler. Frank yanlarında oturuyor, ekrana bakıyor, ara sıra onlara göz ucuyla bakıyordu. Claire’in inlemeleri, Marcus’un hareketleri, odadaki ıslak sesler… hepsi Frank’in duyabileceği kadar yakındı. Garip olan şuydu ki, bu durum ikisini utandırmak yerine daha da kışkırtıyordu. Sanki izleniyor olmak, her dokunuşu daha yoğun hale getiriyordu.

Bir süre sonra Frank kumandayı bıraktı. Dönüp onlara baktı. Sesinde hem isteksiz hem de cesur bir ton vardı: “Sizce… ben de katılabilir miyim?”

Marcus ile Claire dondu. Birkaç saniye hiçbir şey demediler. Sonra birbirlerine baktılar. Frank onlara evini açmış, hiçbir karşılık beklemeden yardımcı olmuştu. Bu teklif, hem şaşırtıcı hem de bir bakıma kaçınılmaz gibi duruyordu. Claire yavaşça başını salladı. Marcus da onayladı. “Madem evin sahibi sensin…” diye mırıldandı Claire. “O zaman misafirperverliğini karşılıksız bırakmayalım.”

O andan itibaren oturma odasının atmosferi tamamen değişti. Üçlü, yavaş yavaş birbirine yaklaştı. Frank’in yıllardır biriktirdiği arzu, Marcus’un kararsız ama istekli hali ve Claire’in hem utangaç hem de meraklı bakışları bir araya geldi. Başlangıçta temkinli dokunuşlar, kısa sürede daha cesur hale geldi. Kanepede, yerde, birbirlerinin kollarında… Ev sahibi ile iki eski öğrencisi, o akşam “mi casa es su casa” sözünün bambaşka bir anlamını keşfettiler.

Bu gece, Marcus ile Claire için sadece bir barınma karşılığı değildi. Frank için de yıllardır bastırdığı bir fantazinin gerçeğe dönüşmesiydi. Üçü de biliyordu ki, bu anın ardından evdeki dinamik bir daha eskisi gibi olmayacaktı. Ama o anda kimse bunu umursamıyordu. Kapılar açıktı, sınırlar silinmişti ve herkes, en azından o gece için, bu yeni düzene razıydı.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*