Üvey Babamla Kusursuz Pratik Türkçe Altyazılı Porno
Neil, bekâr bir üvey baba olarak Sarah’ı yıllardır evde eğitiyordu. Dışarıdan bakıldığında her şey kusursuz görünüyordu: sabahları birlikte kahvaltı, düzenli ders saatleri, evin her köşesinde paylaşılan küçük rutinler. Ama o kusursuzluğun altında tuhaf bir yakınlık vardı. Sarah, neredeyse hiç dışarı çıkmayan, arkadaş çevresi olmayan, her şeyi üvey babasından öğrenmiş aşırı saf bir kızdı. Neil ise her zaman fazla neşeli, fazla samimi, “kızım” derken sesindeki tonun biraz fazla yumuşak kaldığı bir adamdı. Birlikte geçirdikleri saatler, belki de biraz fazla fazlaydı.
O sabah home economics dersine oturdular. Neil kitabı açtı ve bölümdeki egzersizi okudu: İki öğrencinin bir gün boyunca koca ve karı gibi davranarak ev işlerini birlikte yapması gerekiyordu. Sarah’ın sınıf arkadaşı yoktu. Neil gülümsedi, omzuna hafifçe dokundu.
“Madem öyle, bugün bu egzersizi seninle yapalım. Hem pratik olur hem de eğlenceli.”
Sarah hiç düşünmeden kabul etti. “Tamam!” diye heyecanla kalktı ve mutfaktan önlük getirdi. Arkasını döndüğünde Neil’in bakışlarındaki o kısa, koyu parıltıyı fark etmedi.
İlk görev bulaşıktı. Yan yana lavabonun başında durdular. Neil, “Koca ve karı gibi davranıyoruz, unutma,” diyerek oyunu başlattı. Sarah’a “canım” demesini istedi. Sarah ilk başta biraz şaşırdı, ama egzersiz olduğu için utanarak “Tamam… canım” dedi. Neil her fırsatta ona yaklaşıyor, kollarını arkadan uzatıp tabağı birlikte tutuyor, “Biraz daha yaklaş, böyle daha kolay,” diyordu. Sarah masum bir şekilde gülüyor, her isteğini yerine getiriyordu. Elleri ara sıra birbirine değiyor, Sarah her seferinde hafifçe irkilse de geri çekilmiyordu.
Öğleden sonra daha fazla iş geldi. Toz alma, çamaşır katlama, yemek hazırlama… Her yeni görevde Neil’in dokunuşları biraz daha cesurlaşıyordu. Omzuna koyduğu el biraz daha uzun kalıyor, beline dokunduğunda parmakları bir an fazla bastırıyordu. “Karım gibi davranıyorsun, çok güzel,” diye fısıldıyordu arada. Sarah hâlâ her şeyi dersin parçası sanıyordu. Yüzünde masum bir heyecan vardı; üvey babasıyla bu kadar yakın çalışmak ona eğlenceli geliyordu.
Akşama doğru son görev olarak yatak toplamaya karar verdiler. Odanın içinde birlikte çarşafları sererken Neil artık açıkça flört ediyordu. “Bir koca ve karı yataklarını böyle düzenler,” diyerek Sarah’ı yatağın kenarına çekti, ellerini onunkilerin üzerine koydu. Sarah’ın yanakları kızarmıştı ama hâlâ gülümsüyordu. İş bittiğinde ayağa kalktı, “Bugünlük bu kadar sanırım,” dedi.
Neil onu tuttu. Sesini yumuşattı, ama gözlerindeki ifade değişmişti.
“Bir görev daha kaldı. En önemlisi. Gerçek bir koca ve karı… geceyi de birlikte geçirir. Yatakta. Birlikte uyumak da bu egzersizin parçası. Kitapta yazıyor, unuttun mu?”
Sarah bir an duraksadı. Gözleri büyüdü, ama tereddüdü kısa sürdü. Üvey babasına güveniyordu. O her şeyi bilirdi. “Gerçekten mi?” diye sordu, sesi hâlâ çocuksu bir saflık taşıyordu.
Neil yavaşça başını salladı. “Evet. Gel.”
Sarah tereddütle yatağın kenarına oturdu. Neil ışıkları kısarak yanına uzandı. Oda sessizleşmişti. Sarah hâlâ ne olduğunu tam kavramamış gibiydi; sadece egzersizi tamamlamak istediğini düşünüyordu. Ama Neil’in bedeni ona doğru yaklaştığında, eli beline indiğinde ve “Artık karım gibisin… bütün gece benimle kalacaksın,” diye fısıldadığında, masumiyetinin sınırları yavaş yavaş erimeye başladı.
Dışarıdan bakıldığında hâlâ “ders” gibi görünüyordu. İçeride ise uzun zamandır biriken, bastırılmış bir yakınlık nihayet sınırları aşıyordu. Sarah’ın saflığı, Neil’in sabırla ördüğü bu oyunun en büyük silahıydı. Ve o gece, home economics dersi hiç bitmeyecekmiş gibi sürdü.
