Ekleyen Kanal: Starlar:

Eski Sevgilisi Başkasıyla Evlenmiş Türkçe Altyazılı Porno

Marcus, Aidra için market poşetlerini doldururken koridorda yürüyordu. Sebze reyonunun sonunda, yıllardır görmediği bir yüzle karşılaştı. Mia Malkova, elinde iki dolu poşetle duruyor, etiketlere bakıyordu. Saçları omzuna dökülmüş, yüzünde o tanıdık, hafif alaycı gülümseme vardı. Göz göze geldiklerinde ikisi de bir an dondu.

“Mia?” diye sordu Marcus, sesi kendi kulağına bile yabancı geldi.

Kadın poşetleri yere bırakmadan gülümsedi. “Marcus. Ne sürpriz.”

Konuşma kısa sürdü. Mia’nın arabası yoktu, poşetler ağırdı. Marcus düşünmeden teklif etti: “Ben bırakayım seni. Zaten yoldayım.”

Yolda pek konuşmadılar. Yıllar önce biten ilişki, aralarında hâlâ görünmez bir gerilim bırakmıştı. Mia’nın evi eski mahalledeydi; küçük, sade, mutfağı güneş alan bir daire. Marcus poşetleri tezgâha bırakırken Mia buzdolabını açtı, bir şişe su çıkardı. Dönüp ona baktığında bakışları değişmişti. Eskiden olduğu gibi, doğrudan ve aç.

“Hâlâ aynı yeri mi seviyorsun?” diye sordu alçak sesle.

Marcus cevap vermeden önce bir adım attı. Elleri Mia’nın beline gittiği anda kadın ona doğru eğildi. Öpüşmeleri yılların birikmiş öfkesini ve özlemini aynı anda taşıyordu. Sert, aceleci, nefesleri birbirine karışmış. Marcus onu tezgâha doğru itti, Mia’nın bacakları kendiliğinden açıldı. Etek kolayca yukarı sıyrıldı. Marcus parmaklarıyla külotunun kenarını kaydırırken Mia başını geriye attı, boynunu ona sundu.

Mutfak tezgâhı soğuktu ama tenleri yakıcıydı. Marcus pantolonunu çözdü, Mia’yı daha kenara çekti. İlk girişte ikisi de aynı anda inledi. Yıllar geçmiş olsa da bedenleri birbirini unutmamıştı. Marcus sert ve derin hareketlerle ilerlerken Mia’nın bacakları beline kilitlendi. Tırnakları Marcus’un sırtında iz bırakıyordu. Tezgâhın kenarı avuçlarının altında kayganlaşmıştı; her itişte poşetler sallanıyor, bir elma yuvarlanıp yere düşüyordu.

Mia bir ara “Yavaş…” diye fısıldadı ama bedeni tam tersini söylüyordu. Kalçalarını daha sıkı kavradı Marcus, temposunu artırdı. Mutfak, ten sesleri ve kesik nefeslerle doldu. Mia’nın başı arkaya düşmüş, dudakları aralanmış, gözleri yarı kapalıydı. Orgazmı geldiğinde tüm vücudu gerildi, bacakları Marcus’u daha sıkı sardı. Marcus onu indirmeden kucağına aldı, yere, serin fayanslara indirdi.

Yerde daha vahşi oldular. Mia üstüne geçti, saçları yüzüne dökülürken kalçalarını savurdu. Marcus ellerini onun göğüslerine götürdü, parmaklarıyla sertleşmiş uçları ezerken kalçalarını yukarı doğru itti. Mia’nın inlemeleri artık daha boğuktu; kontrolü tamamen kaybetmişti. Marcus birden onu sırtüstü çevirdi, bacaklarını omuzlarına aldı. Bu açıdan daha derine giriyordu. Her vuruşta Mia’nın sırtı yerde kayıyor, saçları dağılmış, yanakları kızarmıştı.

“Hâlâ aynı…” diye mırıldandı Mia, sesi titreyerek. “Hâlâ beni deli ediyorsun.”

Marcus eğilip dudağını ısırdı. “Sen de.”

İkinci orgazm Mia’yı sarsarken Marcus da kendini bıraktı. İçinde boşaldı, alnını onun omzuna yasladı, nefesleri uzun süre düzensiz kaldı. Bir süre kimse kıpırdamadı. Mutfağın ortasında, poşetlerin ve devrilmiş bir yağ şişesinin yanında, yıllar sonra yeniden birbirlerine kenetlenmiş halde yatıyorlardı.

Mia sonunda hafifçe kıkırdadı. “Aidra’nın sebzeleri eriyor herhalde.”

Marcus yavaşça çıktı, yanına uzandı. “Umrumda değil.”

Bir süre tavanı seyrettiler. Eski aşkın külleri yeniden alev almıştı; hem tanıdık hem de tehlikeli. Mia döndü, parmağıyla Marcus’un göğsüne hafifçe dokundu.

“Bu bir kereye mahsus mu, yoksa…?”

Marcus cevap vermedi. Sadece onu tekrar öptü; bu sefer daha yavaş, daha derin. Mutfağın taş zemini hâlâ soğuktu ama tenleri birbirini ısıtmaya devam ediyordu. Poşetler unutulmuş, dışarıdaki dünya bir anlığına silinmişti. İkisi de biliyordu ki bu “tesadüf” sadece başlangıçtı. Eski ateş bir kez daha tutuşmuştu ve sönmesi kolay olmayacaktı.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*