Hem Öz Hem de Üvey Annesini Sikiyor Türkçe Altyazılı Porno
Greg (Jay Romero), 31 yaşındaki yakışıklı, atletik yapılı genç adam, üvey anneleri Tara (Krissy Lynn) ve Leslie (Reagan Foxx) için tarifsiz bir sevgi besliyordu. Belki de bu sevgi fazla derindi, fazla yoğundu ve artık kontrol edilemez hale gelmişti.Jay Romero, 1995 doğumlu, 170 cm boyunda, kahverengi saçlı, fit ve kaslı vücutlu bir erkek olarak biliniyor. Genç yaşına rağmen olgun bir çekiciliği var ve bu özellikler, evdeki gerilimi daha da ateşli kılıyor. Tara, yani Krissy Lynn ise 41 yaşında, 160 cm boyunda, dolgun hatlara sahip (36D göğüs ölçüleri), mavi gözlü, çekici ve kıvrımlı bir kadın. Kısa boyuyla bile dikkat çeken, enerjik ve baştan çıkarıcı bir görünümü var. Leslie (Reagan Foxx) ise 56 yaşında, uzun boylu (175 cm), atletik ama kıvrımlı vücutlu, kahverengi saçlı, mavi gözlü, büyük göğüslü ve geniş kalçalı klasik bir MILF güzeli. Olgunluğuyla birleşen bu fiziksel çekiciliği, evin havasını baştan çıkarıcı bir elektrikle dolduruyor.Greg her zaman annelerine çok yakın olmuştu. Çocukluğunda ve ergenliğinde yanlarında sadece sıcaklık, güvenlik ve mutluluk hissederdi. Onlar onun her şeyiydi; lezbiyen bir çift olarak mutlu bir aile kurmuşlardı ve Greg’i de bu ailenin ayrılmaz parçası yapmışlardı. Ancak Greg büyüdükçe, duyguları yavaş yavaş değişmeye başladı. Artık yanlarında huzur yerine kıskançlık, öfke ve derin bir yalnızlık hissediyordu. Anneleri birbirlerine karşı gösterdikleri sevgiyi ve ilgiyi ona göstermiyor gibi geliyordu. Tara ve Leslie’nin birbirlerine bakışları, dokunuşları, gülümsemeleri… hepsi Greg’in kalbinde bir yara açıyordu.Evdeki atmosfer giderek ağırlaşıyordu. İki kadın, kendi aralarındaki tutkuyu evin içinde hiç sakınmıyordu. Sabahları mutfakta kahve içerken bile birbirlerine sarılıyor, uzun uzun öpüşüyor, ellerini nazikçe birbirlerinin belinde, sırtında gezdiriyorlardı. Akşamları koltukta film izlerken Leslie, Tara’nın saçlarını okşuyor, Tara da Leslie’nin bacağına yaslanıp rahatça uzanıyordu. Bu manzaralar Greg için hem cennet hem cehennemdi. Dışarıdan bakan biri için mükemmel bir aile tablosuydu ama Greg’in içinde fırtınalar kopuyordu.“Neden bana da öyle sarılmıyorlar? Neden beni de aynı şefkatle öpmüyor, okşamıyorlar?” diye düşünüyordu sürekli. Cinsel frustrasyonu da cabasıydı. Genç bir erkek olarak doğal arzuları vardı ve evdeki bu açık sevgi gösterileri onu deli ediyordu. Gece yalnız yatağında yatarken annelerinin odasından gelen hafif sesleri, kahkahaları duyuyor ve kıskançlıktan çıldırıyordu. Onlar birbirlerini tatmin ederken, Greg kendi ellerine ve hayallerine mahkum kalıyordu. Bu durum onu yavaş yavaş kenara itiyordu; öfkesi büyüyor, tavırları sertleşiyor, iletişimleri kopma noktasına geliyordu.Tara ve Leslie bu değişimi fark etmişti. Greg’in eskisi gibi sıcak olmadığını, sık sık somurttuğunu, odasına kapanıp saatlerce çıktığını görüyorlardı. Önceleri ergenlik dönemi sanmışlardı ama artık durum farklıydı. Bir akşam, Greg yine mutfakta asık suratla otururken anneleri onu köşeye sıkıştırdı. Tara yumuşak bir sesle “Oğlum, son zamanlarda seni tanıyamıyoruz. Ne oluyor? Bizimle konuş,” dedi. Leslie ise daha direktti: “Bize karşı bu soğuk tavrın nereden geliyor? Bir şey mi var?”İşte o anda Greg’in içindeki barajlar yıkıldı. Yıllardır biriken yalnızlık, kıskançlık, cinsel açlık ve terk edilmişlik hissi patladı. Gözleri doldu, sesi titredi ama sonra öfkeyle yükseldi. “Siz birbirinize o kadar yakınsınız ki! Sürekli öpüşüyorsunuz, sarılıyorsunuz, birbirinizi okşuyorsunuz… Ben neyim? Evin mobilyası mı? Neden bana da aynı şekilde davranmıyorsunuz? Neden beni de öpmüyorsunuz, neden bana da dokunmuyorsunuz?” diye haykırdı.Annelere şok olmuş gibi baktılar ama Greg durmadı. “Eğer siz birbirinize gösterdiğiniz o fiziksel yakınlığı, sevgiyi, şefkati bana vermiyorsanız… o zaman ben kendime ne yaparsam yapsın, vicdanınız sizin olsun! Benim bu halimden siz sorumlusunuz!” dedi. Kelimeler ağzından dökülürken hem rahatlama hem de korku hissediyordu. Uzun zamandır bastırdığı duyguları ilk kez dile getiriyordu.Tara ve Leslie birbirlerine baktı. Krissy Lynn’in canlandırdığı Tara’nın mavi gözlerinde şaşkınlık, Reagan Foxx’un canlandırdığı Leslie’nin uzun boylu ve olgun duruşunda ise derin bir endişe vardı. Evdeki bu yüksek gerilim artık patlama noktasına gelmişti. Greg’in patlaması, ailenin dinamiklerini tamamen değiştirecek gibi görünüyordu. Belki de bu patlama, uzun zamandır gizli kalan arzuların, yasak yakınlıkların ve bastırılmış duyguların kapısını aralayacaktı.Greg, annelerinin tepkisini beklerken kalbi deli gibi çarpıyordu. İçinde hem pişmanlık hem de bir tür heyecan vardı. Belki de sonunda gerçek duygular konuşulacaktı. Belki de bu öfke, aralarındaki mesafeyi kapatacak, belki de her şeyi daha karmaşık hale getirecekti. Ama bir şey kesindi: Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Bu evdeki sevgi, kıskançlık ve arzu üçgeni, yeni bir boyuta evrilmek üzereydi.
